12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 158. maddesinde yapılan son derece kritik yasal değişiklik, banka hesabı veya IBAN bilgilerini başkalarına kullandırarak nitelikli dolandırıcılık suçuna bilerek veya bilmeyerek alet olan kişilere (IBAN mağdurlarına) yönelik yarı oranında (1/2) ceza indirimi imkanı getirmektedir. Ancak bu indirim, infaz durdurma ve tahliye süreci kesinlikle kendiliğinden, otomatik olarak işlememektedir.
Bu rehberimizde, cezaevinde bulunan kişilerin tahliye sürecini başlatacak yasal yolları, ceza indiriminden yararlanma şartlarını ve mahkemeye sunulması gereken Uyarlama ve İnfaz Durdurma Dilekçesi şablonunu bulabilirsiniz.
Cezaevinde Olanlar İçin Kritik Uyarı: İnfaz Durdurma ve Tahliye Süreci Otomatik İşlemez!
7589 sayılı Kanun ile TCK m. 158/4 (bazı dosyalarda TCK m. 158 ilgili fıkraları doğrultusunda) maddesine eklenen lehe indirim düzenlemesi, kesinleşmiş dosyası bulunan ve cezaevinde olan kişiler için otomatik bir tahliye hakkı doğurmaz.
Kesinleşmiş cezalarda mahkeme kendiliğinden dosya incelemesi yapmayacaktır. Bu nedenle, cezaevindeki hükümlülerin koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik sürelerinin yeniden hesaplanarak özgürlüklerine kavuşması ancak usulüne uygun bir Uyarlama Dilekçesi ve İnfaz Durdurma Talebi ile mümkündür.
TCK m. 158 IBAN Dolandırıcılığı Yarı Oranında Ceza İndirimi Şartları
Kanunun getirdiği yarı oranındaki (1/2) ceza indiriminden faydalanabilmek için mahkemelerce aranan temel şartlar şunlardır:
- Sadece IBAN / Hesabı Kullandırma Şartı: Kişinin suçtaki katılım durumunun yalnızca kendisine veya başkasına ait banka hesabı, IBAN, kripto hesabı, banka kartı veya ödeme aracını başkasının kullanımına sunmakla sınırlı olması gerekir.
- Haksız Menfaat Elde Etmeme: Kişinin suçtan haksız bir menfaat (komisyon, pay vb.) elde etmemiş olması esastır.
- Aktif Rol Alınmaması: Dolandırıcılık organizasyonunda mağdurla doğrudan iletişime geçilmemiş olması, hileli senaryonun kurgulanmaması, sahte ilan verilmemesi, web sitesi veya sosyal medya hesabı yönetilmemesi gerekmektedir.
- Önce İnfaz Durdurma Şarttır: Mahkeme uyarlama yargılamasını yapıp kararı verene kadar cezaevinde geçen sürenin haksız mağduriyet yaratmaması adına, başvuruda açıkça “İnfaz Durdurma ve Tahliye” tedbiri talep edilmelidir.
Önemli İç Bağlantılar:
- Halen cezaevinde infazı devam eden hükümlüler için hazırladığımız [12. Yargı Paketi İnfaz Durdurma ve Tahliye Dilekçesi] ile mahkemeye başvurabilirsiniz.
- Dosyanızın lehe kanun kapsamında değerlendirilmesi ve hapis cezasının düşürülmesi için [IBAN Dolandırıcılığı Uyarlama ve İnfaz Durdurma Başvurusu] metninden yararlanabilirsiniz.
EK: 12. YARGI PAKETİ TCK m. 158 UYARLAMA VE İNFAZ DURDURMA DİLEKÇE TASLAĞI
Aşağıdaki dilekçe taslağı, cezaevinde bulunan hükümlülerin mahkemeye başvururken kullanabilecekleri genel bir şablondur. Dilekçenizi kendi davanızın özel koşullarına göre uyarlamanız önem arz etmektedir.
KARARI VEREN MAHKEMENİN ADI
(Örn: İSTANBUL ANADOLU 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA)
(Mahkeme Farklı Şehirde İse: Gönderilmek Üzere NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA)
DOSYA NO: 202… / … ESAS NO, 202… / … KARAR NO
HÜKÜMLÜ (TALEPTE BULUNAN): Adı Soyadı: [……………….] T.C. No: [……………..]
ADRES: [………………………………………………………………]
MÜDAFİİ: Av. HAKAN TAŞTEMİR
KONU: 12. Yargı Paketi ile TCK m. 158’de yapılan yasal değişiklik doğrultusunda, TCK m. 7/2 uyarınca lehe kanun hükümlerinin uygulanması, UYARLAMA YARGILAMASI YAPILMASI, cezanın yarı oranında indirilerek yeniden belirlenmesi ve telafisi imkânsız zararların önlenmesi adına İNFAZ DURDURMA kararı verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. HÜKÜM VE İNFAZ SÜRECİ:
Sayın Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyası kapsamında müvekkil hakkında Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158) suçlamasıyla mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve söz konusu karar kesinleşmiştir. Müvekkil hakkında tesis edilen cezanın infazı aşamasına geçilmiştir.
2. 12. YARGI PAKETİ İLE GETİRİLEN LEHE DÜZENLEME:
Hükmün kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi ile Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde sanık/hükümlü lehine esaslı bir değişiklik yapılmıştır. Yapılan yeni düzenleme ile; dolandırıcılık suçunun işlenmesinde iştirak durumu yalnızca kendisine veya başkasına ait banka hesabı, IBAN, banka kartı veya ödeme aracını başkasının kullanımına sunmakla sınırlı olan faillere verilecek cezada yarı oranında indirim yapılması hüküm altına alınmıştır.
3. MÜVEKKİLİN SUÇTAKİ ROLÜ VE EYLEMİNİN NİTELİĞİ:
Dosya kapsamındaki tüm deliller, mağdur beyanları ve HTS/hesap dökümleri birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilin suç organizasyonunu kuran, yöneten veya planlayan kişilerden olmadığı açıktır.
Müvekkil, mağdurlarla doğrudan iletişim kurmamış, hileli görüşmeleri gerçekleştirmemiş, ilan/web sitesi oluşturma veya sosyal medya hesabı yönetme gibi icra hareketlerinde bulunmamıştır.
Müvekkilin eylemi yalnızca banka hesabı / IBAN kullanımının sağlanmasından ibaret olup, suçtan haksız bir menfaat de elde etmemiştir.
Dosya kapsamına bakıldığında müvekkil suçun faili değil mağduru konumundadır. Çünkü 3. kişiler müvekkili kandırarak söz konusu banka hesabı / IBAN bilgilerini elde etmiş ve müvekkili bir paravan olarak kullanmıştır.
Müvekkil eylemlerin hiçbirinde fail olarak yer almamış, dolandırma eylemine katılmamış ve gelen paraları uhdesinde tutmamıştır. Bilakis müvekkil eylemde başkaca kişiler tarafından çeşitli vaatlerle iradesi sakata uğratılarak banka hesabı / IBAN bilgilerini kullandırtmıştır. (Örn: işe alım vaadi, yakın arkadaştan para geleceği bahanesi, bloke nedeniyle hesap kullanma yalanı vb.)
Kanun koyucunun yeni düzenlemedeki amacı tam olarak müvekkil konumundaki “hesap/IBAN sağlayan” kişilerin asıl faillerle aynı derecede cezalandırılmasının önüne geçmek ve cezanın şahsiliği ilkesini tesis etmektir.
4. UYARLAMA YARGILAMASI VE LEHE KANUN UYGULANMASI ZORUNLULUĞU (TCK m. 7/2):
5237 sayılı TCK’nın 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” İlkesi gereğince, kesinleşmiş hükümler bakımından da lehe kanunun uygulanması, ceza hukukunun evrensel ilkeleri olan kusur ilkesi, orantılılık, eşitlik (Anayasa m. 10) ve adalet ilkeleri kapsamında yasal bir zorunluluktur.
5. İNFAZ DURDURMA TALEBİMİZİN GEREKÇESİ:
12. Yargı Paketi kapsamındaki lehe indirim uygulandığında müvekkilin alacağı yeni ceza miktarı düşecek; infazda geçirdiği süreler ve denetimli serbestlik hükümleri göz önüne alındığında durumu doğrudan etkilenecektir.
Uyarlama yargılaması devam ederken infazın sürdürülmesi, müvekkil açısından telafisi imkânsız mağduriyetler doğuracağından, 5275 sayılı Kanun uyarınca öncelikle infaz durdurma kararı verilmesi ve varsa cezaevinden tahliyesine karar verilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: T.C. Anayasası m. 10, TCK m. 7/2, TCK m. 158 ilgili hükümleri, 12. Yargı Paketi İlgili Geçiş Hükümleri, CMK, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Sayın Mahkemenizin 202… / … E. sayılı dava dosyası, banka ve hesap dökümleri, kolluk tutanakları ve sair her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle;
- Müvekkil hakkındaki kesinleşmiş ilam yönünden UYARLAMA YARGILAMASI YAPILMASINA,
- Müvekkilin eyleminin yalnızca banka hesabı/IBAN kullanımını sağlamaktan ibaret olduğu gözetilerek, 12. Yargı Paketi ile getirilen lehe düzenleme uyarınca cezasından YARI ORANINDA İNDİRİM YAPILMASINA ve cezasının yeniden belirlenmesine,
- Verilecek lehe kararın müvekkilin hukuki durumuna ve infaz süresine doğrudan etkisi göz önüne alınarak, telafisi imkânsız zararların önüne geçilmesi adına İNFAZ DURDURMA KARARI VERİLMESİNE ve (cezaevinde ise) DERHAL TAHLİYESİNE,
- Mahkemenizce gerekli görülmesi halinde duruşma açılarak kararın duruşmalı olarak verilmesine karar verilmesini vekileten saygıyla arz ve talep ederim.
HÜKÜMLÜ VEKİLİ
AV. HAKAN TAŞTEMİR